Klinik Psikoloji

Yasın Matematiği

Kaybettiğin her şey seni tamamlamaya devam eder. Eksildikçe büyürsün. Ve bir gün, içinden geçen o sessiz denklem “özlem” kelimesinde sadeleşir.

by Asel Rüveyda Uzunyol, Psikolog

Asel Rüveyda Uzunyol

Yazan

Asel Rüveyda Uzunyol

Psikolog

Profil →

Bazı kayıplar zamanı büküyor.

Dakikalar uzuyor, günler anlamsızlaşıyor, dünya kendi ekseninde dönmeyi bırakıyor sanki.

Ve insan o an fark ediyor: Yas, aslında bir denklem.

Bir tarafında varlık, diğerinde yokluk.

Toplamı ise hiçbir zaman sıfır etmeyen bir eşitsizlik.

Psikoloji bize öğretir: yas, beş evreyle anlatılır — inkâr, öfke, pazarlık, depresyon, kabullenme.

Ama hiçbir denklem bu kadar sade değildir.

Çünkü insan zihni formül tutmaz; duyguların değişkenleri sonsuzdur.

Bazı gün sadece sessizlik çarpar seni, bazı gün bir ses, bir koku, bir fotoğraf.

Bazen beynin rasyonel kısmı “artık yok” derken, kalp hâlâ kapıdan onun sesini bekler.

Sen sıfır değilsin, hep bir çarpansın.

Hayat denklemimin gizli sabitisin artık.

Yasın içinde insan iki dil konuşur:

Biri mantığın dili, diğeri özlemin.

Ve hiçbir çeviri ikisini birbirine tam denk getiremez.

Bu yüzden yas, çözülmesi değil, taşınması gereken bir denklemdir.

Zaman, acının katsayısını küçültür ama hiçbir zaman sıfırlayamaz.

Çünkü sevgi, eksilince bile varlığını koruyan tek değişkendir.

Belki de yasın matematiği şudur:

Kaybettiğin her şey seni tamamlamaya devam eder.

Eksildikçe büyürsün.

Ve bir gün, içinden geçen o sessiz denklem “özlem” kelimesinde sadeleşir.

Az önce de dediğim ki

Sen sıfır değilsin, hep bir çarpansın.

Hayat denklemimin gizli sabitisin artık.🪽

İlgili Yazılar