← Yazılar ve Haberler

· 7 Nisan 2026

Tüm Erkek Terapistler Gidince Ne Olacak?

Psikoloji alanında cinsiyet dengesizliği giderek artmakta, erkek terapistlerin sayısı azalmaktadır. Bu yazı, terapötik mesleğin feminizasyonunun psikoloji alanına ve hastaların tedavisine etkilerini incelemektedir.

Tüm Erkek Terapistler Gidince Ne Olacak?

Martin Seligman, Pennsylvania Üniversitesi'nde psikoloji profesörü ve en etkili psikolog figürlerinden biri olan bestseller yazar, 1960'ların ortasında psikolog olmaya başladığında, erkek ve kadın psikologlar arasındaki oran oldukça dengeliydi. O dönemlerde psikoloji alanında erkek terapistler önemli bir oranı temsil ediyordu. Ancak son altmış yıl içerisinde bu durum dramatik bir şekilde değişmiştir. Günümüzde psikoloji alanında çalışan profesyonellerin çoğunluğu kadınlardan oluşmaktadır. Lisans, yükseklisans ve doktora programlarında kadın öğrenciler erkek öğrencileri sayıca aşmış durumdadır. Bunun sonucunda, yeni mezun olan psikologlar ve terapistlerin büyük çoğunluğu kadındır. Bu eğilim devam ederse, önümüzdeki yirmi otuz yıl içinde terapötik mesleğinde erkeklerin varlığı oldukça sınırlanabilir. Bu cinsiyet dengesizliğinin çeşitli sebepleri vardır. Tarihsel olarak, psikoloji alanı erkeklerin baskın olduğu bir profesyon iken, zaman içerisinde daha çok kadın öğrenci bu alana çekilmiştir. Ayrıca, kadınların eğitime erişiminin artması ve kariyer yapma konusundaki motivasyonlarının yükselmesi, bu alanı daha cazip hale getirmiştir. Erkek öğrencileri ise mühendislik, teknoloji ve işletme gibi diğer alanlara yönelmişlerdir. Erkek terapistlerin azalması psikoloji alanı için önemli sonuçlar doğurabilir. Özellikle erkek hastaları tedavi eden erkek terapistlerin rolü büyüktür. Bazı erkek hastalar, erkek terapistle çalışmayı daha rahat hissedebilir ve daha fazla açılabilir. Ayrıca, psikoloji alanında çeşitliliğin azalması, mesleki perspektif açısından da sorunlar yaratabilir. Erkek ve kadın terapistler farklı bakış açıları ve yaklaşımlar getirirler. Bu çeşitliliğin azalması, alanın gelişimini ve inovasyonunu olumsuz yönde etkileyebilir. Bu duruma çözüm bulmak için çeşitli adımlar atılabilir. Psikoloji programları, erkek öğrencileri bu alana çekmek için çalışmalar yapabilir. Ayrıca, erkek terapistlerin mesleğin çeşitli alanlarında başarılı olduklarını gösteren rol modeller ve mentorlar sağlanabilir. Üniversiteler ve mesleki kuruluşlar, cinsiyet dengesizliğinin farkına vararak bu konuda bilinçli politikalar geliştirebilir. Erkek ve kadın terapistlerin her ikisinin de psikoloji alanında önemli bir rolü vardır ve bu dengeyi korumak mesleğin gelişimi için kritik öneme sahiptir.

Kaynağa Git →