Nisan ayında meydana gelen bu olayda, Ulusal Bilim Vakfı'nın (NSF) bağımsız, Kongre tarafından yetkilendirilmiş denetim organı olan Ulusal Bilim Kurulu'nun tüm 22 üyesi İdare tarafından görevinden alındı. Bu kararı takiben NSF, geçerli bir Kurul üyeliği ve onaylanmış bir Müdür olmaksızın faaliyet görmek zorunda kalmıştır. Amerikan Psikiyatri Cemiyeti (APS) bu gelişmeyi yakından takip etmiş ve derhal Senato'ya bir mektup göndererek konunun ivedilikle ele alınması gerektiğini vurgulamıştır. APS, bilim ve araştırma alanında meydana gelen bu aksaklıkların ülkenin bilimsel ilerlemesine ciddi şekilde zarar verebileceği yönünde endişeler dile getirmiştir. Ulusal Bilim Kurulu, NSF'nin özerk yapısının korunması ve bilimsel araştırmaların bağımsız olarak yönetilmesi açısından kritik bir role sahiptir. Kurul üyelerinin ani şekilde görevinden alınması, kurumun yönetim yapısında bir boşluk oluşturmuş ve hem iç organizasyon hem de dış paydaşlarla olan ilişkilerine olumsuz etkiler yaratmıştır. Bu durum, bilim camiasında yaygın bir endişeyi ortaya çıkarmıştır. Araştırma kurumları, üniversiteler ve bilim insanları, NSF'nin bu belirsiz yönetim durumunun devam etmesi halinde devam eden ve planlanan araştırma projelerine yönelik potansiyel riskler hakkında kaygı göstermektedir. Araştırma finansmanı, proje yönetimi ve bilimsel ilerleme açısından istikrar önemlidir. APS ve diğer bilim örgütleri, Senato'dan NSF'nin yönetim yapısını hızlıca restore etmesi ve kurumun işlevselliğini geri kazanması için gerekli adımları atmasını talep etmektedir. Bilim ve araştırma yatırımları, ülkenin ekonomik büyümesi, teknolojik ilerleme ve küresel rekabet gücü için temel unsurlar olarak değerlendirilmektedir.